Hazırlayan: Furkan TUNÇEL

 

ÇİRA-İ OSMANLI AİLESİNDEN MESAJ VAR

 

Öncelikle Çira-i Osmanlı atölyesi olarak bizleri konuk ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. Söyleşi tadında hoş bir sohbet olacağına eminiz. Şimdiden teşekkür ediyorum.

Kuruluşunuz ve çektiğiniz sıkıntılardan bahseder misiniz?

Tiyatro eşittir sıkıntı ve cefa denebilir. Bizde çok sıkıntı çektik. Elazığ’da genç kuşak olarak kurulan ilk ekip biziz. Amatörlüğümüz ve gençliğimizin de verdiği inanç ve heyecanla elimizdeki tex ile kurulduk. Atölyemiz yoktu, kostüm yoktu en önemlisi seyircimiz yoktu bu kadar sıkıntıya rağmen ilk oyunumuz “Ya Devlet Başa Ya KuzgunLeşe” oyunuyla Elazığ da sanat hayatımıza Çira-i Osmanlı olarak atıldık. İlk oyunumuz beklediğimizden fazla ilgi gördü, bu bizi çok memnun etti tabi akabinde 6 yıllık bir serüven ve ilk oyunumuzdaki heyecanla devam etmekteyiz. Kuruluşumuz sıkıntılı oldu ama çektiğimiz cefaya değdi. Elazığ’da ve Türkiye de saygınlığımız oldu. Çira-i Osmanlı ailesi kolay kurulmadı, özverili olarak çalışmamız bizleri bu konuma getirdi.

Ne kadar güzel bir başlangıç. Gördüğüm kadarıyla sıkıntılar sizlerin ilerlemenizde pusulanız olmuş. Belki sanat hayatınız boyunca çekeceğiniz sıkıntıların birçoğunu erken yaşamış ve tecrübenizi kazanmışsınız. Hata bir defa yapılır düşüncesiyle Kanımca bu ekip hatalardan ders alarak akabinde daha iyi işler başaracaktır.

Kaç kişilik bir ekibiniz var veya şuan ki çalışmalarınızla ilgili bilgi verir misiniz?

Bu süreci bizzat yaşamış biri olarak oyuncularımızdan Anıl Battı cevap versin istiyorum.
 

Anıl Battı: öncelikle hoş geldiniz, ben yaklaşık iki buçuk yıldır bu ekipteyim, benden önce kişi sayısı azdı veya fazlaydı çünkü devamlı değişiyor bu sayı. Sayının çok olması bizleri heyecanlandırıyor tabi. Bunu Mahmut hocam ve Oğuz hocam her defasında dile getiriyorlar. Çoğunluğun her daim sesi gür çıkar mantığı çok doğru.
Ben biraz ilk geldiğim yıllardan bu güne kadar neler değişti bundan bahsedeyim. İlk olarak Oğuz hocamla tanıştık, öğrenciydim ve sanata tiyatroya yönelmek istiyordum, bu konuda Oğuz hocamın desteği ile Çira-i Osmaanlı ailesiyle tanıştık ve araştırmalarım sonucu bana en uygun yerin burası olduğuna karar verdim. Burada menfaat ilişkisiyok, benim için bu önemliydi. Buraya geldiğimde hocam derim ama dışarda dostum ve arkadaşımdır. Aramızdaki ilişki bu şekildedir.


Sözünüzü balla keseceğim gördüğüm kadarıyla disiplinli bir çalışma var. Çoğu büyük şirketlerin veya grupların oturtamadığı disiplini içinizde çok güzel uyguluyorsunuz bu çok önemli. Sanatda disiplin olması gerek deyip sözü tekrar size bırakıyorum.

Mahmut yıldırım

En komik oyunlarda dahi disiplinin olması gerek, ben komedi oynadım komediden gelmeyim. Hatırlıyorum bir oyunumuzda sordular “Biz çok güldük, siz sahnede nasıl gülmüyorsunuz?” Bizler sahne arkasında limitimizi dolduruyoruz ve sahnede gülmememiz gerek, bu disiplini sağlayamazsak oyunu oynayamaz amacımıza ulaşamayız. Sadece komedi değil bizim oyunlarımız ağır oyunlar yani disiplin olmadığında yürümeyecek çalışmalar. Kerbela olsun Hürrem Sultan olsun İstanbul’un Fethi olsun gerçekten ciddiyet gerektiren oyunlar bizler bu oyunlara hazırlanırken öncelikle tarihimizi detaylı araştırır, öğrenir, akabinde padişah karşısında nasıl durulur, nasıl konuşulur kaç adım gelinir, padişahın gözlerine bakılır mı, gibi detayları oyuncularımıza aktarırız. Ya devlet başa ya kuzgun Leşe oyununa hazırlanırken sadece üç ay Osmanlı adabına yönelik derslerimiz ve çalışmalarımız oldu, bizler bu şekilde hazırlandık. Bu disiplini oyuncu alımlarında da uyguladık. Sanat bilmesi önemli değildi bizler için, edepli olsun adabı olsun, bu önemliydi. Tabiri caizse boş bardağa su doldurmak daha kolaydır sıfırdan yetiştirip sahneye çıkarmak temel prensibimizdir. Bunun en büyük örneği Hürrem Sultan oyununda Hürrem Sultanı canlandıran Merve Ademdir. Çira-i Osmanlı atölyesinin güzel örneklerinden biridir. Niğde TV de kadrolu olarak çalışan Merve Adem şimdiye kadar birçok alanda başarıları olmuştur, bunlar bizleri gururlandırır.

Yaptığınız çalışmalar ağırlıklı olarak tarih oyunlarını içeriyor.

Evet, ben hep tarih öğretmeni olmak istemişimdir. Malesef bu hayalimizi gerçekleştiremedik, bende yaşatmaya yöneldim ve oyunlarda oyuncularımıza ve izleyicilerimize tarihi yaşatıyoruz. Bu bizler için daha güzel oldu. Kitap okuyan bir millet değiliz. İzlemek daha kolay geliyordu bunu fırsata çevirmek istedik ve tiyatroda halkımıza tarihi yaşattık.

Mahmut Bey oyunlarındaki detayları anlatırken hayranlıkla dinledik. Bizleri gururlandırdı ve heyecanlandırdı. Kişilik geliştiren bir kurum bir yapılanma olarak yorumlayabilirim. Oyunculara oynadıkları karakterleri yaşatarak kişiliklerinde güzel etkiler bırakıyor. Bu o oyuncularda olgunluk ve tarihi oyuncuların güzelliklerini kişiliklerini empoze etmelerine sebep oluyor, kanımca çok güzel bir durum.

Sizleri yakinen tanıdık, biraz sanattan bahsedelim. Sanat yaparken ne gibi sıkıntılar yaşıyorsunuz bunu nasıl dile getirebilirsiniz?

Toplumumuzda Mesleği olmayan kişilere sanatçı derler. Belki bu yüzden istediğimiz yeri bulamıyoruz evet. Tiyatro çok farklı, dizi fulyasıyla bir tutamayız çünkü izleyicilere canlı yayın yapıyoruz. Elazığ tiyatro alanında sondan birinci sırada.Gençlik merkeziyle bir çalışmamız oldu 81 il içerisinde Elazığ 81. Oldu sadece bir ekip katıldı o da bizdik. Ağrıdan 14 ekip katılmıştı bu bizi gururlandırdı ama maalesef Elazığ bu yönde son sıralarda. Her fırsatta kültür sanat şehriyiz diyen devlet büyüklerine soruyorum.Elazığ’ı kültür sanat şehri yapan bizlere neden destek olmuyorsunuz? Elazığ’a ayak basmamış insanlardan destek gördük lakin kendi Büyüklerimizden, güya sanatla ilgilenen büyüklerimizden, destek göremedik. Hakan Dündar devlet tiyatrosu genel atölye yönetmeni üçyüz tane kostüm ile bizlere çok destek oldular ama bu desteği kendi büyüklerimizden görmedik. Önümüzü açın bizlere destek olmadığınız gibi engel de olmayın. Emniyet müdürümüz “sizler tiyatro yapmıyorsunuz vatana millete hizmet ediyorsunuz” diyorsa gerçekten iyi işler başardığımızı düşünüyoruz. Ben Türk milliyetçisiyim ve tarihimizi yansıtmak için uğraşlarımıza devam edeceğim. Elazığ’ın gençleri bunu öğrenecekler ve bizler bunun için çok çabalayacağız.

Az önce bahsettiniz bu şehrin büyükleri önümüzü açmadıkları gibi birde ne kadar geriye çekebiliriz diye düşünüyorlar. Bende bu konuda çok şikâyetçiyim ve her daim söylüyorum. Elazığ da edebiyatı da sanatıda gençler göğüsledi, artık bunun kaçarıyok. Önümüzü açın ve bizlerin neler yaptığını görün diyoruz.

Bizlerde o kişilere kısaca orciğinizi alın gelin ve bizleri izleyin diyoruz. Her oyunumuzda söylediğimiz gibi inadına tiyatro diyoruz. En son İzmir’eUrla da sahnede Elazığ ve doğuyu temsilen gittik. Şehrimizin büyüklerindenİzmir’e gidişte destek istedik. Yakıtımızı karşılamalarını rica ettik, yalnız söz verilmesine rağmen sözlerinde durulmadı. Biz herşeye rağmen gittik Elazığ’ı en iyi şekilde temsil ettik. Kısacası engel olmanız bizler için önemsiz, bizler zaten tiyatroyu her şekilde sergileyeceğiz. Elazığda bir söz vardır bizler koşuyoruz bari poçiğimizden çekip bizi yavaşlatmayın tek ricamız bu.
Mesela geçenlerde salon kiralamak istedik bizlere üç ay sonraya gün verildi, merak ediyorum üç ay boyunca bu ilde o salonda neler yapıyorsunuz?

Sanatı takip ediyoruz, bende merak ediyorum bu yerlerde neler yapılıyor. Sanat için kullanılsın ve devletimizin imkânlarından yoksun kalmayalım ve işimizi daha iyi sergileyelim. O yerlerin asıl amacı bu değil midir?

Ortak konumuz sanattı, edebiyattı. Ortak paydalara hizmet ediyoruz aslında. Tarihten bahsettik, geçmişte okullarda ders olarak veriliyordu. Seyircinin gözünde neredesiniz? Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Elazığ seyircisini seviyoruz. Elazığ seyircisi çok iyi olanı döver, iyi olanı sever. Bizler çok dayak yedik ama yılmadık, sanata destek vermeye de devam edeceğiz.Salon kiraları veya diğer negatifler bizlerin yılmasına neden olmayacak. Altı yıldır her zorluğu yaşadık bu günden sonrada zorluklara hazırız, bizler sanatı sahnede yapmaktan memnunuz. Elazığ seyircisine çağrımız o salona gelin bu gençler neler yapıyor bir görün, sizlerden fazla bir beklentimiz yok.

Reklamımızı sadece siyasetle yapmayacağız. Sanat bizler için en büyük reklam olacak ve bunu şehrimizin halkı çok iyi anlayacak, yalnız zamanla tabi…


Sizlere çok teşekkür ederiz. Birlik olursak sesimizi daha iyi duyuracağız, ortak amacımız insan yetiştirmek ve gençlerimizi ergenlik yaşlarında kahve köşelerinde boş uğraşlardan uzaklaştırıp halka hizmete yöneltmek. Bu şekilde çok kişinin duasını alacağız bunlarda bizleri memnun edecek.

 

AzizGenç Edebiyat-Gençlik Atölyesini ağırlamak bizleri çok memnun etti inşallah birlikte güzel çalışmalarda tekrar buluşacağız ve aziz şehrin insanına sanattaedebiyatta nasıl yapılır çok iyi göstereceğiz. Röportaj için teşekkür ederiz.

 

 

Çira-i Osmanlı Ailesi Tiyatro Oyunları :

                                                                     YAZAN                                           YÖNETEN

  • Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe                    Orhan   ASENA                          Mahmut YILDIRIM

  • İstanbul'un Fethi 1453                                   Mahmut YILDIRIM                    Mahmut YILDIRIM

  • İmam Hüseyin – KERBELA                             Mahmut YILDIRIM                    Mahmut YILDIRIM

  • Otogargara                                                       Yılmaz ERDOĞAN                     Mahmut YILDIRIM

  • Bremen Mızıkacıları                                       Grimm Kardeşler                       Mahmut YILDIRIM

  • İstiklal Marşı’nın Kabulü                  Mahmut YILDIRIM              Mahmut YILDIRIM

  • Ölümü Yaşamak                                Orhan ASENA                      Mahmut YILDIRIM

  • Hürrem Sultan                                   Orhan ASENA                      Mahmut YILDIRIM

  • Savaş Oyunu                                       Sermet ÇAĞAN                   Mehmet Erdi ÇİÇEK

  • İmamın Hain Oğlu                              Oğuzhan DENİZOL              Oğuzhan DENİZOL

  • Bir Hilal Uğruna                                   Anonim                                Mahmut YILDIRIM

  • Çığlıklarım O kadar Çoktu Ki Duymadınız?   Mahmut YILDIRIM                 Mahmut YILDIRIM