Kalk Roziy değiştirmeliyiz!

Neyi efendim?

Dünyayı Roziy dünyayı.

Kan ile yıkanıp asırlardır ağıt yakan çağımızı değiştirmeliyiz.

Peki efendim ama nereden başlamalıyız?

Tomurcuklardan başlayalım Roziy onlar en temiz canlılardır.

Tomurcuklar kimdir efendim yoksa çiçekler mi ?

Hayır Roziy onlar çocuklardır, kusursuz bir yaşamları vardır. İyilik doludurlar,

karşılıksız sevgi büyütürler minicik kalplerinde.

Efendim neden büyümüş serpilmiş olan büyük tohumlardan başlamıyoruz ?

Roziy onlar kalıplar içinde özlerini kaybedip kalplerinde kandan çok petrol bulunan tohumlardır.

Hem Roziy petrol tohumları öldürür. Karşılıksız sevgi bulunmaz o kalplerde.

Devam edin efendim …

Gelecek değişebilir Roziy ama geçmiş asla değişmez. İnsan anılarından kurtulamaz ve geçmişini de kambur gibi sırtında taşır. Dünyayı değiştirmek için çocuklardan başlamalıyız.

Nasıl ki gökyüzü altında tüm kuşlar mavidir tüm bulutlar beyazdır. İşte insanca bir yaşamın altında herkes insandır.                                                                                                                  İnsanlık Roziy uzaklaşıyor çekiniyor artık; bu dünyada yaşamaktan’ya ölürsem ?’  diyor kendi kendine.

Evet efendim bende kalabalık bir şehirde yaşıyorum çok az insanlık görüyorum…

Efendim tohumlar ne ile büyürler ?

Roziy, tohumlar su ile büyür. İnsanlığın dilinde su rahmettir.Merhametin simgesidir. Tohumlara merhametli bir şekilde su serpmeliyiz..İşimiz çokta zor değil Roziy korkma ! Minnacık kalplerde sevgi oldukça sevginin olduğu her yerde yaşamda vardır olacaktır. Emeklerin yeşerme vakti vardır.

Çocukların ellerine ne verelim efendim ?

Dünyayı değiştirmek kolay değil. Kendilerini korumaları gerek kozadan çıkan kelebekler gibi vurulup göçerler yoksa bu diyardan efendim.

Roziy, çocukların ellerine; silahlar yerine kalemler verelim. Mermiler yerine güller verelim. Beyinlerine kütüphaneler kuralım. Sağ ceplerine para değil umut bırakalım.Sol göğüslerinin üstüne gökyüzünün beyaz bulutlarını bırakalım. Başlarının üstünde ki gökyüzünü ev bilsinler . Evlerini karartmamalarını da olara öğretelim.

Efendim neden silahlar ve bombalar değil de kalemler ve kitaplar dediniz ?

Oysa yeni bir dünya yıkım ile başlamaz mı ?

Hayır hayır Roziy !

Mürekkep kanı boğar Roziy. Silahlar ve bombalar yıkım getirir oysa insan yapıcıdır. Değiştirmek için değişmek gerekir ve değişim beyin ile kalp arasında ki o zarif nöronlarda başlar. Kitaplar kalbe işler ama silahlar değil. Kalpler değişirse tüm evren değişir.

Ben buna inanıyorum Roziy.

Evet efendim sevgi dolu kalpler gerek bize…

Evet Roziy gerek bize …

Efendim tohumlar filizlenince özbenliklerini ve kalplerinde ki saflığı nasıl koruyacaklar ?

Bir başkasına özenmeyerek koruyacaklar Roziy işte o zaman dünya kazanmış olacak.

Özenmek ne demek efendim ?

Özenmek; kendinden utanıp bir başkasının hayat ve fikirlerini kendi benliğin ile değiştirmen demek Roziy.

Bu nasıl oluyor efendim ?

Düşünceler ile kişiliğin zıtlaşması şeklinde oluyor. Kitaplar Roziy içlerinde bin bir türlü hayat taşırlar ve insanlar kitap okuduklarında ya kendilerinden utanır ya kendilerini mutlu hisseder ya da yaşadığı hayatın ne kadar berbat olduğunu düşünür. Bizi ilgilendiren berbat hissetmelerine neden olan kitaplar Roziy.. İnsanlar kitap okurken kendi düşünceleri ile zıtlaşan bilgilerin üstüne gitmez aksine kendi bildiklerinden şüphe ederler. Bir insandan eleştirme duygusunu alırsan ona istediğini yaptıra bilirsin Roziy. Filizlenmeye yüz tutmuş tomurcuklara eleştirmeyi öğretmeliyiz. Bir şey daha Roziy kimsenin kalbini  kırmadan eleştire bilmeyi öğretmeliyiz.

Efendim kitapların yazarları ölünce düşünceleri de ölmez mi ?

Roziy, kuşlar ölürse gökyüzü de ölür mü ?

Ölmez efendim.

İşte aynen öylede Roziy; şairler ölürler ama şiirler ölmezler oysa şiirler ölmedikçe şairlere ölü denir mi ? Asırları aşıp gelen düşünce ve sistemler döngüsü içinde ölülerin düşünceleri başka canlıların zihinlerinde hayatlarını sürdürmektedir. Roziy bilgi ışıktır. Işıklar gece belli olur.Kir tutmuş düşüncelere karşı kalemle savaşmayı öğretmeliyiz; büyümekte olan çocuklara.

Efendim !

Efendim Roziy ?

Tomurcukları hangi toprakta büyütmeliyiz ?

Vicdanlı topraklarda Roziy .

Neden vicdanlı topraklar efendim ?

Roziy vicdan özdür. Duygu ve düşüncelerin mizan terazisidir. Terazi de vicdan yoksa. O tomurcuk ölür. Vicdandan yoksun bir nesil dünyamızı başımıza yıktı.

Roziy beni anlıyorsun demi ?

Evet efendim.

Roziy her şeyden önce kendimizden başlamalıyız.

Neden ilk biz efendim ?

Biz değişmezsek başka hayatları da değiştiremeyiz Roziy.

Bizim neyimiz eksik efendim ?

Yaşama sevincimiz eksik Roziy. Önce yaşamak istemeliyiz içimize hayat isteği gelmeli. Ardından vicdan köprüsünden geçip başka hayatlar için kendimizden geçmesini bilmeliyiz.

Nasıl olacak bu efendim ?

Sabırla Roziy sabırla…

Sabır nedir ki efendim ?

Sabır ; zamanın acı gibi gösterip vakit geçtikçe tatlılaşan değişimin ta kendisidir.

Bizde sabırla değişimden geçip yeni bir dünya için ilk adımı atmış olucaz.

Unutma Roziy !

Neyi efendim ?

Konuştuklarımızı Roziy. Kocaman bir orman için bir tohum birde sabır yeterlidir.

Çalışalım o zaman sabır ile efendim .

Çalışalım Roziy güzel yarınlar için.

                                                                  Saygılarımla .

                                                               İsmail Buğdaycı