Kıvanç Terzioğlu, öncelikle sizinle tanışmak gibi güzel bir mutluluğu yaşıyorum. Ben yakinen tanıdım sizi, okuyucularımızda bu şerefe nail olsun isterim, biraz kendinizden bahseder misiniz? Film-San Vakfı ile muhabbetinizin başladığı o günü anlatır mısınız?

        2002-2003 yıllarında başladı vakıfla muhabbetim. Yani yaklaşık on üç on dört yıl öncesinde Ebru Gündeş’in TGRT’de program yaptığı yıllarda ben o zamanlar Türkiye’nin önemli isimlerine basın danışmanlığı ve menajerlik yapıyordum artı olarak bir organizasyon şirketim vardı ve bir dergide magazin müdürü olarak çalışıyordum. Ebru Gündeş’in program yaptığı sıralarda danışmanlığını yaptığım diğer sanatçıları programa lanse edebilmek için onun yapım şirketine sürekli gidip geliyordum. Derken Havva Hanımın olduğu şirkette bizim şuan Beyoğlu’nda Yeşilçam sokakta bulunan Film-San Vakfı’nın ilk iki katı kiracıydı, onlara gidip gelirken yukarda bir vakıf var bütün sanatçıların bağlı olduğu bir vakıf işte sende basın danışmanısın menajersin basının içindensin, sende buraya kaydol seni tanıştıralım dediler ve bende Film-San Vakfıyla bu şekilde tanıştım. Sonra tabi ki o yapım şirketine her geliş gidişimde onlara da uğradım, derken belli zaman içerisinde adım Türkiye de iyice duyulunca, ünlülerin menajeri, basın danışmanı olarak lanse edilmeye başlamıştım, sonrasında derken benden bir organizasyon yapmamı istemişti Film-San Vakfı, o organizasyonu yaptım. Rahmetli Nevin Dal vardı onun öncesinde rahmetli Sırrı Gültekin vardı Türk sineması ve Yeşilçam’ın önemli yönetmenlerinden biriydi, birlikte çalışmadık ama birlikte birçok ortamda bir arada olmuştuk rahmetliyle, hemen akabinde onun vefatıyla birlikte Film-San Vakfı’nın başkanı Nevin Dal olmuştu o da birkaç yıl sonra rahmetli oldu onun vesilesiyle ben Film-San Vakfı’na geldim ve benim o organizasyondan sonra Film-San Vakfı’ndan gitmemi istemedi ve akabinde süreç devam etti Film-San Vakfı ile serüvenim başlamış oldu.

 

        Kıvanç Terzioğlu menajer ve basın danışmanı. Bu alanda kendini geliştirmek isteyen gençlere önerileriniz ne olur?

        Yaklaşık 15 yıldır sektördeyim hala profesyonelim demiyorum. Başarının en büyük sırrı çok çalışmak, uykusuz kalmak, benim için bu hiçbir zaman sorun olmadı yeter ki güzel şeyler ortaya çıksın. Uykusuz kaldığımda yaptığım işe karşılık karşımdaki insanların güler yüzle karşılaması benim için yaptığım işin başarısını vurgulamaktaydı. O iki saatlik uyku bana 12 saat gibi gelir ve mutlu ederdi. Basın danışmanlığı, menajerlik ve her işte olduğu gibi doğru olmak, dürüst olmak başarıyı beraberinde getirecektir tavsiyem bu yönde olur.

 

        Peki tiyatroyla bağınızı kopardınız mı?

        Tiyatroyla bağım kopmadı, ilk olarak ortaokul ikinci sınıfta İstanbul büyükşehir tiyatrosunda Fatih Reşat Nuri Tiyatrosunda çocuk oyununda başladım. Ailem okul hayatımın devam etmesi üzerine ısrarlıydı, altın bileziğini koluna tak sonra istediğini yap dediler ve şehir tiyatrolarından çektiler. Okumaya devam ettim ama lise çağlarında ufak kaçamaklar yapıyordum, setlere gidiyordum. İlk 1993 yılında Ebru Gündeşin tanrı misafiri dizisi vardı sonrasında starda Banu Alkan’la birlikte, TGRT’de  günah dizisi Kerem Alışık, Engin Çağlar, Burak Hakkı ile birlikte  çalışmalarım oldu. Sonrasında derken bir tiyatro oyunu oldu o oyunda ayının fendi avcıyı yendi çocuk oyununda ayı karakterini  ben oynadım.

 

        Özellikle üzerinde durmak istiyorum organizasyonunu çok iyi yaptığınız Film-San Vakfı olarak büyük bir çalışmaya imza attığınız Genç sanatçıların kültür sanat alanındaki istihdam politikalarına bakış açısı zirvesinden bahsetmek istiyorum. Bu zirveyi organize ederken ki düşünceleriniz nelerdi?

        Şöyle söyleyeyim bu bireysel değil, biz olarak yola çıkılmış bir çalışma. Bu arada tabi BVG proje ajansıda bu konuda bize çok fazla destekte bulundu ve sonrasında böyle bir çalışma yapalım diye bir fikir oluştu. Sahne arkasında olmak isterim devamlı ve gençlere daima destek olmak istiyorum, sektör içinde hep iyi insanlarla çalıştım bu bana bir artı kazandırdı. Büyüklerimden gördüklerimi gençlere aktarma heyecanımı uygulamaya dökmek istiyorum bu projedeki heyecanımın sebebi de budur. Bir bütün olarak, Film-San Vakfı olarak hep birlikte böyle bir proje yapmaya karar verdik ve sağ olsunlar organizasyonu bana bıraktılar. Zirveye konuşmacı olarak katılanların hepsi çok yakın dostlarımdı benim için kolay ve memnun edici oldu, sektörde bu kadar iyi izler bırakmış olmam ve bir telefonumla beni kırmayıp katılım göstermeleri beni çok memnun etti.

 

        Mütevazı sanatçı olma mevzuunu açar mısınız? Siz bunu çok iyi taşıyorsunuz. Bu sanatı anlatır mısınız?

        Evet şöyle ki bir kapıcı ve bir yönetmende sizin arkadaşınız olabilir, olmalıdır da. Sizin her zaman doğru işi yapıyor olmanız dürüst olmanız ve yalansız bir hayat sürmeniz güveni ve ikili ilişkileri desteklemektedir. Hal böyle olunca çevremde çok iyi insanlar biriktirdim ve beni başarıya götüren basamaklar oldu. Tabi ki insanlarla aranızda bir sınır ve duvar olacak bunu korumak senin kendi elinde. O sınırı koruduğunda kendindeki değişimleri düzenlemek çok önemli. Nerden gelip nereye gideceğimizi unutmayalım ben buna çok inanır ve bunu çok savunurum. Şuan ki konumumun sağlayıcılarından biri mütevazi olmaktır bunun faydasını çok fazla gördüm.

 

        Hiçbir şey yapmak istiyorum isimli kitabınızdan bahsedelim, bu kitapla ilgili okurlarınıza ne söylemek istersiniz. Menajer ve basın danışmanının kendi kitabını tanıtmaması ama buna rağmen çok duyulması kitabın güzelliğini yansıtıyor aslında. Neler söylemek istersiniz?

Ben aslında birçok kişinin basın danışmanlığını yapıp basın işlerini lanse ettim, kendimle ilgili bunu yapmadım dışardan telif geldi kendiliğinden oluştu. Şimdi ikinci imza günümü yapacağım CNR Expo da imza günü düzenleyeceğiz. Genelde imza günlerine vaktim olmadığı için katılamıyorum. Kitap ise yaklaşık 20 yıllık gözlem ve birikimlerimi anlatan şiir kitabı. Yaşanmış hikâyeleri yazmanın keyfini aktardığım bir kitap.

 

        Çok teşekkür ediyorum sizlerle güzel söyleşide bulunma imkanını tanıdığınız için. Deneyimlerinizi genç arkadaşlara aktarmanın, köprü olmanın hazzını yaşayacağız.

Ben teşekkür ediyorum bana bu imkanı tanıdığınız için sizin gibi gençleri tanımak beni memnun ediyor. Başarılarınızın devamını diliyorum.

 

        Furkan TUNÇEL’