Seher vakti.

Araftayım.

Hıçkırıklara dizilmiş boğazım.

Kötü bir düş düşmüş düşüme.

Bir bardak su içirdim,

Kor düşen yangınıma.

İşte öyle aziz bir yudum su gibi aradım seni başucumda.

Ağustosun ortası.

Kızgın yollarda yürüyorum.

Kızarmış tenimle.

Serin bir yel diledim,

Tenimde tutuşan kuru otlaklara.

İşte öyle diledim seni yüreğimin esintisi ol diye.

7 yaşındayım.

İlk yürüdüğüm okul yolum.

Titriyor ellerim.

Anne eli diledim,

Ellerimin titreği avucunda son bulsun diye.

İşte öyle isterdim seni yapayalnız yolumda, sol yanımda.

Şimdi de 70 yaşındayım.

Ahh! Şu yıllarımda bir başımayım.

Hep izler dururum, sürekli şu penceremdeyim.

İşte öyle gözledim yolunu, ecel de beni gözlerken.

Şu bulutu da aşayım,

Daha çok özgürüm derken yere çakılan,

Kanadı kırılmış bir kuşum.

Küçücük gözlerimi dikerim yolun yokuşuna.

Ne çok görmek isterdim bir insanoğlu,

Ellerinde merhemimin olduğu.

Ahh! İşte öyle beklerim seni.

BEYZA DEMİRELLİ