Ne olursa olsun kim olursa olsun fark etmez. İnsan hiç uslanmaz, dünkü bacaksız bugün yaramaz. Herkes akıllanır ben deliririm, herkes bir sonuç akabinde ben bir sebebim.

Bugüne kadar neleri arkama aldım da avucuma sıka sıka koydum, sağıma neler doldurdum, solumda ne kadar kayboldum, avucumu sıkarken kaç dişimi kırdım, kaç tırnağımın izini avucuma cehennem çukuru diye kazıdım, bunlar böyle uzar gider aslında inanır mısın ? Mazi bu ya, geçmiş gibi görünür ama tek rüzgarla tuzla buz. Tüm her yer tarumar ve tüm her yer kaybolmuş, tevatüre göre elbette, değişen bir olgu.

Şu zamana kadar şifa verdim, zehrim; şifamdan akmamaya yeminli bir kalemin mürekkebi. Boyun eğmem hiç kimseye çünkü yazamadığım her bir cümlenin mısrasında ruhumu kaybediyorum defalarca. Kelimeler yazılmak için can çekişiyor aklımın uçlarında, aklımın uçları sonsuz toplu mezarlıkları kelimelerin. Dokunmaya cesaret edenin biletini ben şimdi çoktan kestim. Herkese herkes gibi davrandım, hepsine aynı muameleyi yaptım ve herkesler kenarda dursun artık çünkü onlar hiçbir zaman sebeple ilgilenmediler, sonuç odaklıları da ben sevmedim. Onlara sorsan bu cümleler yeri yerinden oynatır ama anlamını anlamayan ne bilsin cehennem çukurunda kıvranmayı. Geceye sürgün kör kuyularda gün ışığı edasıyla, gözüm bakar ama görmez aslında.

İyi niyeti iyi olanlar çekilsin şöyle sağa. Şöyle ya da böyle çizgisi olana her zaman vardır bir yerde bir umut veya bir yara. Krallık sandığınız derme çatma hayatınıza, kömürle yıldızı ve ayı çizip gökyüzü sanmakla, varlığını yok saydığınız bedenle dokunmaya cesaret edebilenlerin ellerini kırmaya az biraz cesaretiniz varsa çok sorun ama sorgulamayın asla. Ne çekirgeyi kargaya yem edin ne kargaya çekirgeyi yedirecek cesareti verin ama. Bunları yazarken bilmeyeni uyandırmaya, bileni sallamaya çekinmiyorum inanın bana. Aşkın omurilik kemiğine lades tutuşmak geçmişi bugüne referans vermek asla bana göre olmadı hayatta. Aşkla saklambaç oynanmazdı, kaf dağında kalp satılmazdı.

Sizin anlamadığınız asıl şey kendinizden önce milleti törpülememek. Ben kendimi hiçbir zaman değil törpülemek, o törpüyü kendime dahi değdirmedim. Rahatsız ettiysem söküp attım kendimi. Kimsenin yapamadığını ben kendime yaptım. Benim ruhum ebedi, kelimelerim zehir, yazdıklarımın arasında kollarım göğsümde birleşik.

Ne olursa olsun kim olursa olsun fark etmez. İnsan hiç uslanmaz, dünkü bacaksız bugün yaramaz. Herkes akıllanır ben deliririm, herkes bir sonuç akabinde ben bir sebebim.

Beyza Kıvanç