MERVE AKYEL | AzizGenç

Yazar: MERVE AKYEL



SUSKUNLUĞUN SESİ

Gecelere gizli bir sempatim var bilirsin. Öyle ya… Gün boyu binlerce gürültü içinde uyuşmaya direnen,  sıkışmış beyinlerimizi adeta özüne döndüren farklı  dinginlik hali bu . Kadını’nı seven insanlar içinse adeta kendisine kavuşma saatleri. Hepimiz çokta şükür edecek hayatlarımız olsa bile, bir taraftan sadece iplikle bağlıyız, olası zayıf yanlarımıza.  Zayıf, eksik, fazla, çok . Her şeyimiz varken, alkışlanası kudretle, olmayan bir şeyimizin arayışında kaybolmaya meyillimiz çok yüksek. O kadar yüksek ki hatta bu meyil, cahil cesaretine sürüklenip işte bu malum yüksekten düşme ve bin parça olmaya adeta gönüllüyüz. Susan kalplerin zenginliği bu yüzden olsa gerek. Susmuş kalplerin birden bire ağlamasını...

Yazının Devamı

MİHRİMAH

Bu gece bir Vedayı ağırlıyor Gönl’üm Sokak sokak izlerini taşıyor Arkadan bir ses inliyor Duvarlar kan reva! Gözükmüyor sinesine vuran yara. Bir garip tütün kokusu Alıp götürür Sevdası zor gurbete. Acı çığırır dört bir yanı, Susmaz içimin Sessiz aynaları Paramparça olur da konuşmaz… Bu gece, gidiyorum işte. Tüm sustuklarımdan, susacaklarımdan. En çokta yara aldığım yerden. Sen, geceyi gündüzü bir kılan Yedi tepe de akşam oluyor Gün ağarıyor bak. Adının nuru düşüyor şimdi iliklediğim kalbimin dudaklarına. İkimize bulduğum isimler geliyor dilimin ince buğusuna Kıvranıp duruyor Sevi dediğim de yanıma yakıştıracağım lütuf oluyor. Bir veda düşüyor bu gece olmadık düşüme. Mihrimah’ım...

Yazının Devamı

LEYL-İ AŞK

…      Leyl! Geceye  İnşirah  serinliği veren Sevgili, Bir Merhaba’n  yetecek  bütün karanlıkları aydınlığa itmeye Dilimdeki  Mısraları bir bir çözmeye. İçimdeki  Sen alabildiğine Koşacak  şimdi sana. Ardında kalacak seni üzdüğüm her kare, Elem nedir bilmeyecek artık, göğsünde iz diye taşıdığın Yara Ley’l Bahar bulutu çöktü yine üstüme Bir yarım akşam düştün aklıma Uzaklar hep  mi uzaktır  böyle, Sevdaya  Gurbetlik de dahil midir söyle! Ahh!  içimde eski bir zaman aşığı Mihrimah’ını  çağırır durur. Bir Merhaba de içim durulur. Leyl, Leyl’im Gel ! Adını Adımdan ayrı yazdırma Gökyüzünü  Ağlatma buluta, Göğüme bir Adanmışlık  huzur bağışla İcra et şimdi! gönlünü gönlüme Mihrimah’ı Leyl...

Yazının Devamı

ŞİİR KOKULU ADAM

  Sabahı aydınlatan bu koku da neydi? O geçti belli ki sevda sokağından Şu yağmurlar yağmalı artık! Yağmalı ki; Alıp götürmeli bu havayı bu diyardan. Yoksa seni  her gördüğümde Kalp diye çarpan bu organı nasıl susturmalı? Gelişinde dört  mevsimi yaşayan ben, Aşina olmadığım gözlerin esirinde müptela kaldığım da ben, Ölmüş olmalıydım o gün. Yoksa nasıl çekilirdi bu azap? Vurulmuş olmalıydım ya da. Şakaklarımdan yağar mıydı  kar yoksa Kurşunu sızlatan yaram da. Yok, yok Düşmüştüm ben Kor alevli koca bir yangına Hatırlıyorum. Uzun bakmıştım, epey uzun Kendinden ezberlediğim derin gözlerine Ki; Bir şeyi yeterince uzun seyredersen Şiir olur demişlerdi o...

Yazının Devamı

BELKİ BİR GÜN

Dilime düştü nefretin Sayıklamıyorum artık adını.. Gördüğüm hiçbir rüya senden ibaret değil artık. Sıçrayarak uyandığım gecelerimin yarısı, Sana ait değil Susup da dillendiremediklerim , Koyu bir karanlığın sahibi şimdi.. Sen, içinde koca fırtınalar taşıyan Adam Bak buradayım! Annemin sarıldığı gibi şimdi sarıl bana, Göz yaşların değsin sessizce omuzlarıma. Kulağıma, “iyi ki varsın’ı” fısılda. “Belki bir gün “demeyi Sakın dilinden düşürme… Kaldır başını ,sil göz yaşlarını bak gökyüzüne şimdi. Ağlasan ağlamaz mı? Bulutu,güneşi, ayı… Konuşsan konuşmaz mı? Dağı, taşı, ağacı… Susma  artık, yanma içindeki  yangınla Boğazına dizdiğin sayısız sancıyla Durma artık! Konuş benimle Belki bir gün; Birlikte büyür,birlikte ısınır,birlikte yanarız...

Yazının Devamı

AZİZGENÇ E-DERGİ

En Çok Okunan Eserler

BU ALAN YENİLENİYOR

FACEBOOK SAYFAMIZ